Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, yaptığı açıklamalarla Türkiye’nin ulaşım altyapısında devrim niteliğinde bir adım atıldığını duyurdu. Bakan Uraloğlu, özellikle Halkalı – Kapıkule hızlı tren hattının tamamlandığında seyahat sürelerini büyük ölçüde azaltacağını belirterek, bu projeyle Edirne ile İstanbul arasındaki ulaşım süresinin 4 saatten 1,5 saate ineceğini müjdeledi. Bu gelişme, bölgesel ve uluslararası ticarette önemli bir dönüm noktası olacak ve bölge ekonomilerine önemli katkılar sağlayacak.
Uraloğlu, söz konusu hattın sadece bir demiryolu projesi olmadığını, aynı zamanda Türkiye’nin ekonomik ve jeopolitik konumunu güçlendiren stratejik bir yapı olduğunu vurguladı. Bu hat, Türkiye’yi Avrupa demiryolu ağına yüksek standartlarda bağlayan en kritik kapı konumunda bulunuyor ve Bakü-Tiflis-Kars koridorundan Marmaray’a uzanan büyük bağlantının en son halkasıdır. Proje ile birlikte, Türkiye, doğu-batı ve kuzey-güney eksenlerindeki ulaştırma koridorlarını güçlendirerek küresel lojistiğin merkez ülkesi olma yolunda önemli bir adım atıyor.
Projede toplam uzunluğu 229 km olan hat, özellikle ekonomik açıdan taşıdığı öneme işaret ediyor. Bugün gerçekleştirilen test sürüşleriyle ilk etap olan 153 km’lik Çerkezköy – Kapıkule kesiminin başarısı gözler önüne serildi ve sertifikasyon süreçleri hızla tamamlanarak bu yıl içerisinde hattın işletmeye alınması hedefleniyor. Uraloğlu, yapılan açıklamalarda seyahat sürelerinin azalmasının yanı sıra, yük taşımacılığında da büyük kolaylıklar sağlanacağını belirterek, “Seyahat süresi 4 saatten 1,5 saate, yük taşıma süresi ise 8,5 saatten 3,5 saate inşallah düşecek. Bu gelişmeler, lojistik sektöründe rekabet avantajı yaratacak ve bölgesel ekonomik aktifliği artıracaktır” dedi.
Hattın altyapısında hız, güvenlik ve çok yönlülük esas alınarak, saatte 200 kilometre hızına uygun çift hatlı elektrikli ve sinyalli teknolojiler kullanıldı. Böylece, hem yolcu hem de yük taşımacılığı rahatlıkla gerçekleştirilebilecek. Bu kapsamda, özellikle İstanbul, Kocaeli ve Trakya bölgesindeki organize sanayi bölgeleri ile limanlar, Avrupa pazarlarına çok daha hızlı ve rekabetçi koşullarda ulaşma imkânı bulacak. Projenin tamamlanmasıyla birlikte, bölgenin ekonomik anlamda canlanması ve Türkiye’nin bölgesel güçlenmesi daha da pekişecek.
